Matrah artırımında son günler !

Ender İnelli | 22/08/2018 | (Tüm Yazılar)

Kamuoyunda bilinen adı ile Yapılandırma Yasasının matrah ve vergi artırımı hükümlerinden faydalanmak isteyen mükelleflerin ellerini çabuk tutması gerekiyor. Mükellefler, Kanunda ve ilgili Tebliğde belirtilen usul ve esaslar dahilinde, 31 Ağustos 2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden artırımda bulunabilecekler. Mükellefler, en geç 31 Ağustos 2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar başvurmadıkları takdirde, 7143 sayılı Kanunla getirilen matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanamayacaklar.

Geride bıraktığımız günlerde Sn. Bakan’ın orta vadeli projeksiyonlarda yeni bir yapılandırma yasasının düşünülmediğine ilişkin açıklaması mevcut yasanın değerini daha da artırdı. Azalan süre ve konunun önemine binaen, bu haftaki yazımızı, matrah ve vergi artırımı ile ilgili çokça merak edilen bazı soruların yanıtlarına ve önemli hatırlatmalara ayırmak istedik.

Yüzde 15 mi yüzde 20 mi ?

Genel kural, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince artırılan matrahlara %20 vergi oranı uygulanması. Ancak, matrah artırımında bulunmak istedikleri yıllara ilişkin yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini kanuni süresinde vermiş ve bu beyannameler üzerinden anılan beyannamelere ilişkin damga vergisi de dahil olmak üzere tahakkuk eden vergilerin tamamını süresinde ödemiş bulunan (her bir dönem için ayrı ayrı 10 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler dikkate alınmayacak) gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin; bu vergi türlerine ilişkin olarak herhangi bir dönem için 7143 sayılı Kanunun 2. ve 3. maddeleri hükümlerinden yararlanmamış olmaları şartıyla, artırılan matrah üzerinden %20 yerine %15 vergi ödemeleri mümkün.

%15 oranının belirlenmesinde, şartların her yıl için ayrı ayrı dikkate alınması gerekiyor. Örneğin; 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesini süresinde vermiş ve tahakkuk eden vergiyi vadesinde ödemiş bir mükellef, 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesini süresinde vermemiş veya tahakkuk eden vergiyi vadesinde ödememiş olsa bile 2017 yılı için yapacağı matrah artırımında %15’lik oranı uygulayabilecek.

Diğer taraftan; gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin artırdıkları gelir/kurumlar vergisi matrahları üzerinden %20 (veya şartların sağlanması halinde %15) oranında vergilendirilmesi zorunlu. Bu nedenle matrah artırımına konu olan tutarlar üzerinden, indirimli kurumlar vergisi uygulaması dahil olmak üzere herhangi bir istisna veya indirim uygulanması mümkün değil.

KDV artırımı yapmak için KV artırımı da yapmak zorunlu mu?

Esasen mükelleflerin her vergi türü için birbirinden bağımsız olarak tercihte bulunması ve artırım yapması mümkün. Ancak bu durumun istisnaları var. En önemlileri de şunlar:

- İlgili yılda hiç KDV beyannamesi verilmemiş ya da bir veya iki döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, KDV vergi artırımında bulunmak için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında da bulunulması şart.

- Eğer ilgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâlinde, KDV vergi artırımında bulunmak için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması yine şart.

Örneğin; (A) A.Ş.’nin 2017 hesap döneminin ilk 11 ayında hesaplanan KDV’sinin bulunduğunu ancak her ne sebeple olursa olsun (örneğin hiç satış yapmamış olması veya KDV’nin konusuna giren işlemin bulunmaması gibi) Aralık 2017 vergilendirme döneminde hesaplanan KDV’sinin bulunmadığını varsayalım. Böyle bir durumda (A) A.Ş.’nin KDV vergi artırımından yararlanması için 2017 hesap dönemine yönelik olarak kurumlar vergisi matrah artırımı da yapması zorunlu. Ayrıca, KDV vergi artırımı nedeniyle ödenmesi gereken verginin tespiti için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulan tutarın (artırılan matrahın) %18’i ile de bir karşılaştırma yapılması gerekiyor. Bu iki tutardan büyük olanı, artırım nedeniyle ödenmesi gereken vergi olarak karşımıza çıkıyor.

Matrah artımı yapan defter belge ibraz etmeyecek mi?

Yasaya göre, matrah veya vergi artırımında bulunulması, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defter ve belgelerin muhafaza ve ibrazına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmiyor.

Buna göre artırım yapılmayan vergi türleri ile ilgili olarak yapılacak incelemeler veya karşıt inceleme durumları başta olmak üzere, yetkili kişi ve kurumlar tarafından talep edildiğinde defter ve belgelerin ibrazı zorunlu. Aksi durum on sekiz aydan üç yıla kadar hapis cezasına varabilecek müeyyidelerin gündeme gelmesine neden olabilir.

Artırımda bulunmak = dokunulmazlık sembolü mü?

Esas olan, mükelleflerin Kanunda belirtilen şartlar dâhilinde matrah ve/veya vergi artımına gitmeleri durumunda, artırımda bulunulan yıl ve vergi türü için vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaması. Ancak bu durumun da istisnaları var. Şöyle ki;

-Matrah artırımında bulunan mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesi ile ilgili taleplerine ilişkin inceleme ve tarhiyat hakkı saklı kalıyor.

-Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı devam ediyor.

Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırımda  bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemiyor fakat sonraki döneme devreden KDV tutarı tenzil edilebiliyor.

Artırım yapılıp ödeme yapılmazsa ne olur?

7143 sayılı Yasanın diğer yapılandırma Kanunlarından belki de en önemli farkı, matrah ya da vergi artırımı yapılması ancak tahakkuk eden vergilerin ödenmemesi durumunda, Kanunun sağladığı incelemeden bağışıklık avantajının ortadan kalkması.

Bir diğer deyişle matrah ya da vergi artırımında bulunur ancak tahakkuk eden vergileri Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemezsiniz; hem bu ödemediğiniz vergilerle ilgili olarak takibe alınıyorsunuz (vergiler sizden alınıyor), hem de vergi incelemelerine karşı korumasız hale geliyor yani genel hükümlere göre incelemeye tabi olmaya devam ediyorsunuz.

Örtülü kazanç incelemeleri

Bilindiği üzere, örtülü olarak dağıtılan kazanç tutarı gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında dağıtılmış kar payı kabul olarak ediliyor ve şartların oluşması durumunda bu tutarlar üzerinden kar payı stopajı vergilemesi yapılıyor.

Bu noktada akla gelen sorulardan biri de şu: Kurumlar vergisi matrah artırımından yararlanan bir mükellef, bu yılla ilgili örtülü kazanç incelemesine ve bunun sonucu olarak kar payı stopajı tarhiyatına tabi tutulabilir mi?

Konu uzun süredir vergi uygulamacıları arasında ve vergi yazınında tartışılageliyor. Birçok açıdan tenkide açık olsa da Maliye Bakanlığı’nın görüşü bunun mümkün olduğu yönünde.

Tür değişikliğinde matrah artırımı

5520 sayılı Kanun uyarınca yapılan tür değişikliklerinde, münfesih hale gelen kurumun tüm hak ve yükümlülükleri yeni kuruma intikal ettiğinden, tür değişikliği nedeniyle infisah eden ve ticaret sicilinden silinerek mükellefiyet kayıtları kapatılan kurumlar adına dönüşülen kurumlar tarafından matrah artırımında bulunulması ve Kanunun öngördüğü imkanlardan yararlanılması mümkün.

Dolayısıyla, limited şirketin faaliyette bulunduğu dönemler için limited şirket adına anonim şirket tarafından matrah artırımında bulunulabilecek.

 

 

Bu makalede yer alan açıklamalar, yazarının konu hakkındaki kişisel görüşünü yansıtmaktadır. Makaledeki bilgi ve açıklamalardan dolayı EY ve/veya Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.’ye sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.