Pak Holding Finans Direktörü

Funda DURAN

“Kendimi hala EY’nin bir parçası gibi hissediyor ve bununla gurur duyuyorum”

Alumni Söyleşileri’nin yeni konuğu, Türk iş dünyasının köklü ve lider topluluklarından olan Pak Grup’un gıda, ambalaj, portföy ve ticari gayrimenkul şirketlerinin Finans Direktörü Funda Duran. Duran, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’nden mezun olmasının ardından İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde Finansal Yönetim alanında eğitim aldı.

EY’de Vergi Bölümü’nde 14 yılı aşkın süre çalıştıktan sonra 2010 yılında vergi danışmalığı yapmak üzere kendi ofisini açarak faaliyet gösteren Duran, 2012 yılında Pak Holding’de Mali İşler Direktörü olarak görev yapmaya başladı. Duran, bu tarihten beri Pak Şirketler Topluluğu bünyesindeki görevine devam etmekte olup, grubun esnek ambalaj ve yem sanayi şirketleri ile Hollanda’da faaliyet gösteren şirketlerinin de yönetim kurulu üyesi.

Pak Grup içerisinde yer alan şirketlerden bazıları dünyanın önde gelen ekmek mayası üreticilerinden Pakmaya, ambalaj sektöründe faaliyet gösteren Kartonsan sayılabilir. Gayrimenkul alanında da yatırımları bulunan grubun çalışan sayısı 2100 dolayında.



Vergide Gündem: Finans küçük ya da büyük her işletmenin en stratejik bölümlerinden biri ve buna bağlı olarak finans direktörleri de şirketlerin karar mekanizmalarında önemli rol oynuyor. Siz de büyük bir organizasyonda uzun yıllardır önemli sorumluluklar üstlenmiş durumdasınız. Bu çerçevede bizlere neler yaptığınızdan söz edebilir misiniz, ofiste bir gününüz nasıl geçiyor?

Funda DURAN: Pak Grup bünyesindeki farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda şirketin yurt içi ve yurt dışı faaliyetleri ile yurtdışındaki iştiraklerimizin tüm mali yükümlülükleri, muhasebe operasyonları ve finansal raporlama faaliyetlerinden sorumluyum. Büyük bir grup içinde özellikle farklı sektörlerde faaliyetleri olan şirketlerin mali fonksiyonlarını yönettiğinizde, ister istemez faaliyetlerin tamamına hakim olmanız gerekiyor. Bu nedenle günümün büyük çoğunluğu tüm ekibim, şirket bünyesindeki diğer departmanlar ve yönetim kurulu ile toplantılarda geçiyor. Faaliyetlerin bütününü kavramak ve sürekliliği sağlamak adına üretim operasyonlarını çok önemsiyor ve fırsat buldukça fabrikalarımızı ziyaret etmeye çalışıyorum.

Dünya pazarlarındaki zorlu rekabeti sürdürebilmenin ve müşterilere daima daha iyi hizmet ve ürün sunabilmenin en önemli koşullarından birinin teknolojik gelişme olduğunun bilinciyle, Pakmaya araştırma-geliştirme faaliyetlerine de büyük ağırlık vermekte. Bu amaçla bioteknoloji ve fırıncılık araştırmaları için 1988 ve 1999 yıllarında kurulan iki merkez (Pak Biomer ve Fagem), Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onayıyla Pak Gıda Ar-Ge Merkezi çatısı altında toplandığı 2015’ten bu yana özel teknik donanımları ve yüksek düzeyli kadrolarıyla çalışmalarını sürdürmekte. Ben de ekibimle birlikte Ar-Ge Merkezi faaliyetlerinin mali sorumlulukları ile ilgili kısmını yönetiyorum. EY vergi departmanında uzun yıllar çalışmam nedeniyle grup şirketlerimizin faaliyetlerinin vergi mevzuatına uygunluğuna ilişkin çalışmalar da benim sorumluluğumda.


Vergide Gündem: Gıda sektörü dışında grubun ambalaj ve emlak yatırımlarıyla da öne çıktığı söylenebilir. Faaliyet gösterdiğiniz alanlarda mevcut durumla ilgili olarak kısa bir değerlendirme yapacak olursanız neler söylemek istersiniz?

Funda DURAN: Şirketler grubumuzun temeli 1923 yılında Prof. Mustafa Nevzat Bey'in kendi adını taşıyan ilaç laboratuvarını kurmasıyla atılmış. Uzun yıllar ilaç ve ilaç hammaddeleri üretimi yaparak titiz, dikkatli ve hijyenik sinai üretim deneyimi kazanan grubumuz, 1973'te gıda sektörüne girmeye karar vermiş ve ilk Pakmaya fabrikası İzmit-Köseköy'de işletmeye açılmış. Türkiye'de fırıncılık sektöründe fenni maya kullanımı bu tarihten itibaren Pakmaya'nın öncülüğünde yaygınlık kazanmış ve fenni maya ekmek üretiminin vazgeçilmez unsurlarından biri olmuş. 1986'da İzmir-Kemalpaşa'da ikinci, 1990'da Düzce-Cumayeri'nde üçüncü maya fabrikasını kuran Pak Gıda, Türkiye dışındaki ilk yatırımını 1998'de Romanya'nın Paşcani şehrinde gerçekleştirmiş. Kurulduğu günden bu yana sürdürdüğü istikrarlı büyümeyle Pakmaya, dünyanın sayılı maya üreticileri arasında en büyüklerden biri. Kuruluşundan 1980 yılına kadar yoğun bir çalışmayla Türkiye maya pazarını geliştiren Pakmaya, bu tarihten sonra dikkatini ihracat pazarlarına yöneltmiş. Gerek ürün, gerekse hizmet kalitesini sürekli iyileştirme yönünde yapılan çalışmalar ve buna paralel olarak dinamik ve deneyimli ihracat ekibimizin pazarlama faaliyetleri sonucunda, markalarımız bugün dünyanın altı kıtasında 130’u aşkın ülkede tanınmakta ve kullanılmakta. 100 milyon dolar tutarındaki yıllık ihracat rakamımız bu başarımızın bir göstergesi. Pakmaya, ekmek mayası üretimi ile birlikte 1986 yılından beri fırıncılık, pastacılık ve değirmencilik ürünleri alanında da faaliyet göstermekte. Diğer gıda firmamız olan As Gıda bünyesinde ise ekmek katkı maddeleri, ekmek miksleri ve yardımcı maddeleri, pudra şekeri, hamur kabartma tozu, şekerli vanilin gibi pişirme yardımcıları üretilmekte. 2010’lar ise, Pakmaya’nın tüketici ürünleri sektörüne girdiği yıllar. Pişirme yardımcıları yanı sıra, pudingler, Türk tatlıları, pasta kremaları, krem şantiler, tatlı soslar, çikolatalar, toz sıcak içecekler, ekmek ve çörek karışımları markanın kalite ve yenilik eksenli duruşunun göstergeleri. 


Gıda sektörü dışında faaliyet gösterdiğimiz ambalaj sektöründe ileri teknolojimiz ve yetişmiş insan gücümüzle, kuşe kartonda uluslararası saygınlıkta markaların sahibiyiz. Esnek ambalaj üretimi yapan şirketimiz de günümüz koşullarında istikrarlı büyümü stratejileri ile pazarda önemli bir oyuncu konumunda. Emlak sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız yönettiği mülkler ile yaşaması keyifli, çalışması verimli iş ortamları sağlıyor. Pak gruptaki sektör çeşitliliği, EY vergi departmanında çalışırken farklı sektörlerdeki firmalara hizmet verirken deneyimlediğim dinamizmin iş hayatımda devam etmesini sağladı.

Vergide Gündem: EY’nin çok büyük bir global Alumni ağı bulunuyor. Eski ve yeni tüm EY çalışanlarının yeni fırsatlardan haberdar olmalarını, ihtiyaç duydukları kaynaklara ulaşmalarını sağlayan bu ağ yeni bağlantılar kurmak ve mevcut bağlantıları sağlamlaştırmak için sunulmuş bir platform. Kariyeri içerisinde yolu EY’den geçenler için “Ne zaman katılırsanız katılın, ne kadar süre çalışırsanız çalışın, olağanüstü EY deneyimi bir ömür boyu sürer” şeklinde bir sloganı var. Buradan yola çıkarak, profesyonel iş hayatınızda size EY’de çalışmış olmanın kattığını düşündüğünüz ayrıcalıklı bir deneyiminizden ve varsa hiç unutamadığınız bir anınızdan söz edebilir misiniz?

Funda DURAN: EY’ın belirlediği slogan bence yolu EY’den geçmiş çoğu kişinin altına imza atabileceği kadar doğru ve anlamlı. Düşünün, eğitim hayatınızı tamamlıyorsunuz ve iş hayatı ile ilgili kafanızda bir sürü soru, deneyimlemek ve çalışmak istediğiniz birçok sektör var. Hiç iş deneyiminiz yok ve eğer yeterince sanslıysanız eğitim hayatından iş hayatına hızlı bir geçiş yapıyorsunuz. EY’de çalışmak; asla mezun olmayacağınız bir eğitim kurumunda kendinize sürekli yatırım yaptığınız, hergün yeni birşeyler öğrendiğiniz, bir çok sektörü aynı anda tanıma hatta bazı sektörlerde uzmanlaşma fırsatı bulduğunuz, teknik bilgi birikiminizin ve tecrübenizin artmasıyla paralel olarak profesyonel kariyerinizde yükselme imkanınızın olması demek. Evet, yoğun iş temposu zamanınızın çoğunu işinize vermenizi gerektiriyor. Ancak, beraber işe girdiğiniz dönem arkadaşlarınız ve şirketteki tüm ekip arkadaşlarınızla geçirdiğiniz zamanlar hayatınız boyunca dost diye tanımlayacağınız kişiler kazanmanızı sağlıyor. Alumni buluşmalarının bu kadar kalabalık olması da bunun en güzel kanıtı. EY’den ayrılalı 9 sene olmasına rağmen halen kendimi bir parçası hissediyor ve bununla gurur duyuyorum. EY’nin bana kattığı iş disiplini, çok yönlü düşünebilme, bir sonraki adımı önceden planlayabilme, alınacak kararların sonuçlarını öngörebilme ve çözüm odaklı olma yetileri ile iş yapış şeklimi belirlediğimi de çok net görebiliyorum.

Vergide Gündem: Kadınların istihdama katılımı konusunda dünyada ve ülkemizde özellikle son dönemde çok çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda son dönemde Pak grubu içinde neler yapılıyor, siz bu doğrultudaki çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Funda DURAN: Kadınların iş dünyasındaki yeri özellike son yıllarda artış eğiliminde. Yapılan araştırmalar ve istatistikler, endüstriyel toplumdan bilgi toplumuna geçiş sürecinde kadınların yoğun bir biçimde iş yaşamına girdiğini ve kadın yönetici kademesinde de ciddi oranda artış olduğunu gösteriyor. Bu artışın ülkelerin büyüme hızıyla paralel olduğunu da söylemek mümkün. Türkiye İstatistik Kurumu 2015 yılında yaptığı bir araştırmada, 15 yaş üstü nüfusun istihdam oranının %46, bunun %35’inin de kadın istihdamı olduğunu açıkladı. Avrupa Birliği ülkelerinin kadın istihdam oranları ise çok çok daha yüksek. Bunu da eğitim seviyesine bağlamak mümkün diye düşünüyorum. Eğitim seviyesi yükseldikçe kadınların işgücüne daha fazla katıldıkları çok açık.

İş hayatında özellikle hizmet, iletişim, sağlık, eğitim ve finans sektörlerinde kadınların sayısının artması, kadın çalışanların ve kadın yöneticilerin başarılarının şirket performanslarına pozitif etkisinden geçiyor. Yapısal olarak sahip oldukları bazı özellikler, yetenekler ve yatkınlıklar kadınların iş hayatında başarıya ulaşmalarını kolaylaştırdığı gibi iş hayatındaki yerlerinin de sağlamlaşmasını sağladığını düşünüyorum. Mesela; takım çalışmasına yatkınlıkları, empati kurma kabiliyetleri, çok yönlü düşünme özellikleri ve duygusal zeka gibi.

Pak grup şirketlerimizde hali hazırda birçok kadın yönetici var ve grup şirketlerimizin yönetim kurullarındaki kadın üye oranı hiç de azımsanacak düzeyde değil.



Vergide Gündem: Kariyerine danışmanlık sektöründe başlayan ve kendini finans alanında geliştirmek isteyen gençler için bugüne kadar edindiğiniz tecrübeler doğrultusunda tavsiyeleriniz nelerdir?

Funda DURAN: Öncelikle yaptıkları işin önemini ve her bir çalışmanın bir sonraki çalışmanın temelini oluşturacağını kavramaya çalışmalılar. Yaptıkları işin çıktısının ne olacağını bilmeden bir iş üzerinde çalışmak, çoğu zaman zamanın efektif kullanılmamasına ve verimli sonuçlar alınamamasına neden olacaktır. Olayın bütününü kavrayıp, planlamayı çok iyi yaparak sonuca ulaşmak için en verimli yolu baştan tespit etmeleri ve çok yönlü düşünmeye kendilerini adapte etmeleri başarılı sonuçlar almalarında fayda sağlayacaktır. Hikayeyi anlayıp, gerekli ön hazırlıkları yaparak doğru yöntemleri ve teknikleri kullanmaları, hedeflenen çıktıya daha kolay, daha hızlı ve daha değer katıcı sonuçlarla ulaşmalarını sağlayacaktır. Unutmamak gerekir ki; her bir bilgi, her bir tecrübe bir sonraki konuyu daha kolay kavrayıp daha doğru yollar izleyerek daha değerli çıktılarla sonuca ulaşılmasını sağlar. Ekip çalışmasının önemini ve ekibin her bir elemanının ulaşılacak hedefte ayrı ayrı büyük rollerinin olduğunu akıllarından çıkarmamalarını öneririm.

Vergide Gündem: Son olarak iş dışında nelere zaman ayırdığınızı, ekibiniz ya da ailenizle birlikte hangi aktivitelerde bulunduğunuzu ve geleceğe yönelik hedeflerinizi paylaşabilir misiniz?

Funda DURAN: Yoğun bir tempoda çalışarak, sorumluluğunuz altındaki firmaların tüm finansal ve mali konuları ile ilgili stratejik kararlar alıp hatasız bir şekilde uygulanmasını sağlamak hem bedenen hem de zihinsel olarak dinamik olmanızı gerektiriyor. Çocukluğumdan beri spor yapmak, hem enerji harcayıp hem de beni tazeleyen yeni enerjiyi kazandığım en güzel aktivite olmuştur. Günün yorgunluğunu atmak ve ertesi gün zinde uyanmak için hafta içi en az 3 akşam spor yapıyorum. Hafta sonları uzun yürüyüşlere çıkmak ise kendinize yapacağınız en güzel iyilik diye düşünenlerdenim. 


Bana göre, hayallerinizi ifade etmenin en eğlenceli ve dinlendiren yöntemi resim yapmak olduğundan, fırsat buldukça boyalarım ve fırçalarımla haşır neşir oluyorum. Emeklilik hayatı için şimdiden bir uğraş bulmak fena bir fikir değil, değil mi?

Ekibimle, ekip ruhunu tazelemek adına belli aralıklarla sosyal ortamlarda bir araya geliyoruz. Başarıyla sonuçlanmış işleri ve projeleri hep birlikte kutlamanın ekibin sürdürülebilir başarısı için büyük bir motivasyon olduğuna inanıyorum.

Ulaşılan her bir hedef yeni bir hedef belirlemeniz konusunda sizi teşvik eder. Hayatta kendi hedeflerini belirleyerek, o hedeflere ulaşmak için gereken her şeyi yapıyor olmanın bizler gibi iş disiplini ile yoğrulmuş kişilerin hayat tarzı olduğunu düşünüyorum. Bir hedefiniz varsa eğer, zaten o hedefe ulaşmak için planlarınız hazırdır bile. Sadece doğru zamanda istekle ve hevesle doğru adımları atmak yeterli. Bu bakış açısıyla kariyerinizde başarı da kendiliğinden geliyor zaten.