Page 120 - vergirehberi2015
P. 120
12.1.3 Vergi borçlusunun yurt dışına çıkışının 6183 sayılı Kanun’un 9. maddesinde, ilk iki durumda, “teminat
yasaklanması istenir” ifadesi kullanıldığından, idareye bu konuda takdir yetkisi
verilmediği görülmektedir. Bu durumlarda, vergi idaresi, vergi
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un inceleme yetkisine sahip görevlilerce yapılacak ilk hesaplamalara
“Yurt dışı çıkış tahdidi” başlıklı 36/A maddesi uyarınca Devlete ait göre belirlenecek miktar üzerinden teminat isteyeceklerdir. Anılan
olup, Vergi Usul Kanunu ile Gümrük Kanunu kapsamına giren amme iki bentteki ifadelerden de anlaşılabileceği gibi, ceza kesilmesini
alacakları ile bunlara ait zam ve cezalarını; gerektirmeyen tarhiyatlar için ve vergi incelemesi yapılmaksızın,
vergi idaresi teminat istenmesi mümkün değildir.
•➢ Ödeme emrinin tebliğ tarihini takip eden yedi gün içerisinde
ödemeyen, Yukarıda, son sırada belirtilen halde ise, teminat istenip
istenmemesine, vergi alacağının tahsilinin tehlikede olup olmadığına
•➢ 6183 sayılı Kanun uyarınca hakkında bu alacaklar nedeniyle ihtiyati bakarak, vergi idaresince karar verilmektedir.
haciz kararı alınan,
Bir vergi borcu dolayısıyla, teminat, asıl borçludan istenebileceği
amme borçlusunun yurt dışına çıkışı, alacaklı tahsil dairesinin talebi gibi, onun kanuni temsilcisinden, kefilinden veya varislerinden veya
halinde ilgili makamlarca engellenmekteydi. Yurt dışı çıkış tahdidi, ortaklarından da istenebilir. İstenilen teminatın borçlu tarafından
100.000 TL ve üzerinde olan teminat altına alınmamış amme alacağı gösterilememesi halinde, ihtiyati haciz işlemi uygulanır.
için uygulanmaktaydı.
Vergi idaresinin teminat olarak kabul edeceği değerler, Kanun’da,
6183 Sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 36/A maddesinde
düzenlenmiş olan yurt dışı çıkış tahdidine ilişkin hükümlerin kaynağını a. Para,
oluşturan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın "Yerleşme ve seyahat b. Bankalar ve özel finans kurumları tarafından verilen süresiz
hürriyeti" başlıklı 23. maddesinin 5. fıkrası 13 Mayıs 2010 tarihli
Resmi Gazete’de yayımlanan 5982 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti teminat mektupları,
Anayasası’nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında c. Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri
Kanun”un 3. maddesi ile değiştirilmiştir. Söz konusu Anayasa
değişikliği 12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen halk oylaması veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler (Nominal bedele faiz
sonuçlarının Resmi Gazete’de ilan edildiği 23 Eylül 2010 tarihi dahil edilerek ihraç edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül
itibarıyla yürürlüğe girmiştir. eden satış değerleri esas alınır ),
d. Hükümetçe belirlenecek milli esham ve tahvilat,
Bu değişiklik öncesinde 5. fıkra hükmü “Vatandaşın yurt dışına e. Borçlu lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen menkul ve
çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya gayrimenkul mallar,
kovuşturması sebebiyle sınırlanabilir.” şeklinde iken, 5982 Sayılı
Kanun ile “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç olarak sayılmıştır.
soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı
olarak sınırlanabilir.” şeklinde değiştirilmiştir. Teminat konusunda önemli bir nokta da, daha önce verilmiş olan
teminatların, kısmen veya tamamen, aynı değerde başka teminatlarla
Anayasa’nın 23. maddesinde yapılan bu değişiklik çerçevesinde, değiştirilebilmesidir.
6183 Sayılı Kanun’un 32/A maddesi zımnen ilga olmuş (dolaylı olarak
varlığı ortadan kalkmış) ve dolayısıyla bu hükmün uygulama alanı Yukarıda yer verilen teminatları sağlayamayanlar, muteber bir şahsı
kalmamıştı. müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu gösterebilirler.
Nitekim 25 Şubat 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6111 Alacaklı vergi idaresinin teminat olarak gösterilen değerleri kabul
sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar edip etmeme konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu yetki,
ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun vergi alacağının tahsilinin güvenliğini sağlamak adına kullanılabilir.
Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”un Örneğin idare, tasarruf mevduatı sigorta fonuna devredilen bir
165. maddesi ile 6183 sayılı Kanun’un sözü geçen 36/A maddesi bankanın daha önce verdiği bir teminat mektubu yerine başka bir
yürürlükten kaldırılmıştır. Bu hüküm 6111 sayılı Kanun’un yayım teminatın gösterilmesini talep edebilir.
tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Öte yandan, daha önce gösterilmiş bir teminatın değerinin
12.1.4 Teminat istenmesi zaman içinde azalmış olması halinde, idare, borçludan, teminatı
tamamlamasını isteyebilir.
Vergi idaresinin, vadesinde ödenmeyen vergi borçları için aldığı
tedbirlerden biri de, en az 15 gün süre verilerek, borçludan, borcuna 12.1.5 İhtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk uygulaması
yetecek miktarda teminat istenmesidir. Ancak bu aşağıda sayılan
hallerde uygulanabilecek bir yöntemdir. İhtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemleri, adından da
anlaşılabileceği gibi, vergi alacağının tahsilini güvenceye alabilmek
a. Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesi gereğince vergi ziyaı amacıyla ve bazı özel durumlarda başvurulan bir idari tedbir ve genel
cezası kesilmesini gerektiren bir durumun (vergilendirme haciz prosedürleri içinde uygulanan bir işlemdir. İhtiyati haciz,
ile ilgili ödevlerin yerine getirilmemesi veya noksan yerine
getirilmesi sebebiyle, verginin zamanında ve tam olarak tahakkuk a. Henüz tahakkuk etmemiş bir vergi alacağı için,
ettirilememesi) ortaya çıkması, b. Tahakkuk etmiş ve fakat henüz vadesi gelmemiş bir vergi alacağı
b. Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesi gereğince kaçakçılık cezası için,
kesilmesini gerektiren bir durumun (vergi kanunlarına göre tutulan c. Tahakkuk etmiş, vadesi dolmuş ve fakat henüz ödeme emri
veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti olan defter ve
kayıtlarda hesap ve muhasebe hilesi yapılması, bu defter kayıt ve gönderilmemiş bir vergi alacağı için,
belgelerin, tahrif edilmesi ve gizlenmesi, yok edilmesi, anlaşmalı
olmayan matbaalarda bastırılması) ortaya çıkması, uygulanabilir. Ödeme emri gönderilmiş bir vergi alacağı için ihtiyati
haciz değil, ancak kesin haciz uygulanabilir.
c. Borçlunun Türkiye’de ikametgahının bulunmamasının, borcun
tahsilini tehlikeye düşürüyor olması, Yukarıda sözünü ettiğimiz özel durumların neler olduğu, Kanun’un 13
ve 17. maddelerinde açıklanmıştır. Buna göre, vergi idaresi,
a. Vergi ziyaı cezası ve kaçakçılık cezası kesilmesini gerektiren bir
durum dolayısıyla tarhiyat işlemlerine başlanmış olması,
120 Vergi Rehberi 2015

