Page 22 - EY-VG_Agustos_2019_v4
P. 22
I. Ön sorun 2. Belirsiz süreli iş sözleşmesi
İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11’inci maddesinin birinci fıkrasının
sırasında işin esasına geçilmeden önce, içtihadı birleştirme ilk cümlesinden anlaşılacağı üzere iş sözleşmesinin belirsiz süreli
konusunun “Belirli süreli olarak yapılmış, ancak objektif koşulları olması asıldır. Anılan cümle uyarınca iş ilişkisinin bir süreye bağlı
taşımadığı için belirsiz süreli kabul edilen iş sözleşmesinde olarak yapılmaması hâlinde sözleşme belirsiz süreli sayılır.
kararlaştırılan işçi yararına konulan ‘süreden önce haksız
feshe bağlı cezai şart’ hükmünün geçerli olup olmadığı” Belirsiz süreli iş sözleşmeleri, bu sözleşmenin feshine bağlanan
yönünde değiştirilmesinin doğru olacağı, keza işçi aleyhine hukuki sonuçlar ile iş güvencesine ilişkin hükümlerden
bir durum yaratılmaması gerektiği belirtilerek ön sorun ileri yararlanabilmeye olanak tanıdığından, kural olarak işçinin
sürülmüş ise de; içtihadı birleştirme konusunun Dokuzuncu daha lehinedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18’inci maddesinde
ve Yirmi İkinci Hukuk Daireleri tarafından hem işçi hem de iş güvencesinden yararlanma koşulları arasında açıkça belirsiz
işveren açısından değerlendirildiği, cezai şarta ilişkin hükmün, süreli iş sözleşmesinin feshinden bahsedilmesi karşısında
karşılıklılık ilkesinden hareketle her iki taraf için de düzenlenmesi belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş güvencesi
gerektiği, bir başka deyişle tek taraflı olarak düzenlenen cezai hükümlerinden yararlanamayacağı açıktır. Aynı şekilde belirli
şart hükmünün zaten geçersiz olduğu gerekçesiyle ön sorun süreli iş sözleşmesinin sürenin sonunda bir fesih bildirimine
bulunmadığı birinci oturumda üçte ikiyi aşan oy çokluğuyla gerek olmaksızın kendiliğinden sona ermesi nedeniyle
kabul edilerek içtihadı birleştirme konusunun esasının başta kıdem tazminatı olmak üzere herhangi bir tazminat
incelenmesine geçilmiştir. gerektirmeksizin sona erdiğinden, işçinin yasal haklarını
engellemek amacıyla da kullanılabilmektedir.
II. Kavram, kurum ve yasal düzenlemeler
İş sözleşmesinin belirli süreli mi yoksa belirsiz süreli mi olduğu
A. İş sözleşmesi ve türleri konusunda tereddüt oluşması hâlinde sözleşmenin belirsiz
süreli olduğu kabul edilmelidir. Eş deyişle işçi aleyhine sonuçları
1. İş sözleşmesi itibarıyla belirli süreli iş sözleşmesi yasal sınırlamalara tabi
tutulmuş olup istisna niteliğindedir. Bu nedenle sözleşmenin
4857 sayılı İş Kanunu‘nun (İK) 8’inci maddesine göre iş belirsiz süreli olması kural olduğundan, tereddüt hâlinde
sözleşmesi, “bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer sözleşmenin belirsiz süreli iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesi
tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan zorunludur.
sözleşme” olarak tanımlanmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu ve diğer iş hukuku mevzuatı temel olarak
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393’üncü maddesinin belirsiz süreli iş sözleşmesi üzerine inşa edilmiştir.
birinci fıkrasında ise “işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya
belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana 3. Belirli süreli iş sözleşmesi
veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme”
olduğu belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11’inci maddesine göre belirli
süreli iş sözleşmesi, “Belirli süreli işlerde veya belli bir işin
Söz konusu tanımlardan da anlaşılacağı üzere iş sözleşmesi, iş tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi
görme, ücret ödeme ve kişisel/hukuki bağımlılık unsurlarından objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı
oluşmaktadır. Ayrıca iş sözleşmesi, kişisel ilişki kurmak suretiyle şekilde yapılan iş sözleşmesi” olarak tanımlanmıştır.
karşılıklı borç doğuran ve sürekli borç ilişkisi yaratan bir
sözleşme olma özelliklerini de taşımaktadır. Belirli süreli iş sözleşmeleri, sözleşmenin kurulduğu anda
taraflarca sözleşmenin sona ereceği anın kararlaştırıldığı,
4857 sayılı İş Kanunu’nun 9’uncu maddesi ile iş sözleşmesinin sözleşmenin başlangıcında sona erme zamanının bilindiği
türü ve çalışma biçimlerini belirleme serbestisi düzenlenmiş sözleşmelerdir (Bozkurt Gümrükçüoğlu, Y.: Türk İş Hukukunda
olup, kural olarak tarafların sözleşme serbestisi gereği Belirli Süreli İş Sözleşmeleri, İstanbul 2012, s. 15).
ihtiyaçlarına uygun türde iş sözleşmesi düzenleyebilecekleri
ancak Kanun ile getirilen sınırlamalara uymak zorunda oldukları 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11’inci maddesindeki tanım dikkate
ifade edilmiştir. alındığında, maddenin muhatabının işçi ve işveren olduğu, işçi
ve işverenin belirli süreli iş sözleşmesi yapma serbestisinin
Ayrıca iş sözleşmeleri belirli veya belirsiz süreli yapılabileceği Kanun ile sınırlandırıldığı ve bu tür sözleşmelerin kurulabilmesi
gibi, çalışma biçimleri bakımından tam süreli veya kısmi süreli için ancak anılan objektif koşulların bulunması gerektiği açıktır.
yahut deneme süreli ya da diğer türde oluşturulabilecektir. Dolayısıyla tarafların (işçi-işveren) salt belirli bir süre belirterek
yaptıkları iş sözleşmesini belirli süreli olarak nitelendirmeleri
Dolayısıyla iş sözleşmesinin sürekli-süreksiz, belirli-belirsiz, sözleşmenin belirli süreli iş sözleşmesi olduğunun kabulüne
azami-asgari süreli, şarta bağlı, deneme süreli, takım yeterli değildir. Maddede belirtilen işin belirli süreli olması veya
sözleşmesi, mevsimlik, kısmi-tam süreli iş sözleşmesi gibi belli bir işin tamamlanmasına yönelik olması ya da belirli bir
çeşitli türleri bulunmakta ise de içtihadı birleştirme konusu olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullar bulunmaması
gereği belirli süreli iş sözleşmesi ile belirsiz süreli iş sözleşmesi hâlinde, bu sözleşme belirsiz süreli iş sözleşmesi sayılır.
üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.
22 Ağustos 2019

