No: 33

Tarih: 06/03/2018

Konu:Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen 2 Şubat 2018 tarihli Yasa Tasarısı’nın vergi mevzuatına ilişkin düzenlemeleri.

Özet: 2 Şubat 2018 tarihinde Meclis Başkanlığına sunulan Kanun Tasarısı ile Gelir, Kurumlar, Vergi Usul, KDV, ÖTV, MTV Kanunu gibi birçok Kanun’da değişiklikler yapılması öngörülmektedir. Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen söz konusu Kanun Tasarısı’nın önemli düzenlemeleri aşağıda özetlenmiştir:

- İşverenlerce kadın hizmet erbabına kreş ve gündüz bakımevi hizmeti verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerin gelir vergisinden istisna olması öngörülmektedir. İşverenlerce işyerinde bu hizmetlerin verilmediği durumlarda, ödemenin doğrudan bu hizmetleri sağlayan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine yapılması şartıyla, her bir çocuk için aylık, asgari ücretin aylık brüt tutarının % 15’ini aşmamak üzere bu istisnadan yararlanılır.

- Karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar ile iş kaybı, iş sonu ve iş güvencesi tazminatları gelir vergisinden istisna olarak değerlendirilecektir. Ancak bu tür ödeme ve yardımların toplamı kıdem tazminatı istisna tutarının hesabında dikkate alınacaktır.

- Net ücretleri, gelir vergisi tarifesi nedeniyle sadece kendisi için asgarî geçim indirimi hesaplanan asgarî ücretlilere (bekar), içinde bulunulan yılın Ocak ayına ilişkin ödenen net ücretin altında kalanlara, bu tutar ile bu tutarın altında kalındığı aylara ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilecektir.

- Bozulma, çürüme veya son kullanma tarihi geçmesi nedeniyle emtia imha işlemleri süreklilik arz eden mükellefler, takdir komisyonu kararına gerek olmaksızın Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve tayin olunacak imha oranına göre değerleme yapabileceklerdir.

- Elektronik olarak düzenlenmesi gereken belgelerin (fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu, serbest meslek makbuzu, irsaliye, ÖKC fişi gibi) verilmemesi ve alınmaması, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken kağıt olarak düzenlenmesi filleri özel usulsüzlük cezası kapsamına alınmaktadır.

- Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamından çıkarılmaktadır. (Kanun’un yayım tarihinden önce yapılan başvurular hariç.)

- VUK 376. madde kapsamındaki indirim oranı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için üçte birden yüzde 50’ye çıkarılmaktadır.

Yukarıdaki hükümler Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

- Sanayi sicil belgesini haiz KDV mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimleri ile teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde ve araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimleri 31 Aralık 2019 tarihine kadar KDV’den istisna olacaktır. Bu istisna hükmü Kanun’un yayımını izleyen ikinci aybaşında yürürlüğe girecektir.



2 Şubat 2018 tarihinde Meclis Başkanlığına sunulan “Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı” Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edildi. Söz konusu Tasarı ile Gelir, Kurumlar, Vergi Usul, KDV, ÖTV, MTV Kanunu gibi birçok Kanun’da yapılması planlanan değişiklikler aşağıdaki şekilde özetlenmiştir.

İlgili Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu'na ulaşmak için tıklayınız...

1. Gelir Vergisi Kanunu

a. Kreş ve gündüz bakım evlerinde gelir vergisi istisnası (Tasarı md. 4)

Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretlerde istisna” başlıklı 23. maddesine yeni bir bent eklenmesi öngörülmektedir. Buna göre işverenlerce kadın hizmet erbabına kreş ve gündüz bakımevi hizmeti verilmek suretiyle sağlanan menfaatler gelir vergisinden istisna olacaktır.

İşverenlerce işyerinde bu hizmetlerin verilmediği durumlarda dışarıdan alınan hizmetler için ödenen bedeller de aşağıdaki şartlarla istisnadan yararlanacaktır.

  • Ödemenin çalışana nakden yapılmadan, doğrudan bu hizmetleri sağlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine yapılması,
  • Her bir çocuk için aylık asgari ücretin aylık brüt tutarının yüzde 15’ini aşmaması (2018 yılında 2.029,50 * % 15 = 304,43 TL/ay).

Ödemenin yukarıdaki istisna tutarını aşan kısmı ile hizmet erbabına bu amaçla nakden yapılan ödemeler ve sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilecektir.

Bu hüküm Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

b. İkale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar (Tasarı md. 7 ve 5)

Gelir Vergisi Kanunu’nun “Ücretin tarifi” başlıklı 61. maddesine yeni bir bent eklenerek, hizmet erbabına hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra,

  • Karşılıklı sonlandırma sözleşmesi veya ikale sözleşmesi kapsamında ödenen tazminatlar ile
  • İş kaybı, iş sonu ve iş güvencesi tazminatları,

gibi çeşitli adlar altında yapılan ödeme ve yardımların ücret kapsamında olduğu hususu açıklığa kavuşturulmaktadır.

Diğer taraftan Tasarı’nın 5. maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu’nun “Tazminat ve yardımlarda istisna” başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasının (7) numaralı bendinin değiştirilmesi öngörülmektedir. Buna göre yukarıda sayılan ödemeler gelir vergisinden istisna olarak değerlendirilecektir. Ancak bu tür ödeme ve yardımların toplamının kıdem tazminatı istisna tutarının hesabında dikkate alınacağı da madde metninde yer almaktadır. Sonuç olarak kıdem tazminatı tutarına kadar yapılan bu tür ödemeler üzerinden gelir vergisi kesilmeyecek, aşması durumunda ise aşan kısım gelir vergisine tabi tutulacaktır.

Tasarı’daki bu düzenlemenin Mali İdarenin konuya ilişkin olarak son zamanlarda vermiş olduğu muktezalarla aynı yönde olduğu görülmektedir. İkale sözleşmesi; iş sözleşmesinin, doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem olarak tanımlanmaktadır.

Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

c. İlave asgari geçim indirimi (Tasarı md. 6)

Hatırlanacağı üzere Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 86. maddeyle; 2016 yılı Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin net ücretleri gelir vergisi tarifesi nedeniyle 1.300,99 TL’nin altına düşen ücretliler için, 1.300,99 TL’nin altına düşen tutarın ilave asgari geçim indirimi yoluyla telafisi imkanı getirilmişti.

7061 sayılı Kanun ile GVK’ya eklenen geçici 87. maddeyle, 2017 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin aynı nedenle net ücreti 1.404,06 TL’nin altına düşen ücretliler için de aynı uygulama yapılmıştı.

Tasarı ile Gelir Vergisi Kanunu’nun “Asgari geçim indirimi” başlıklı 32. maddesine yeni bir fıkra eklenerek bu uygulamanın devamlı hale getirilmesi öngörülmektedir.

Buna göre net ücretleri, gelir vergisi tarifesi nedeniyle sadece kendisi için asgarî geçim indirimi hesaplanan asgarî ücretlilere (bekar), içinde bulunulan yılın Ocak ayına ilişkin ödenen net ücretin (2018 için 1.603,12 TL) altında kalanlara, bu tutar ile bu tutarın altında kalındığı aylara ilişkin olarak aylık hesaplanan net ücreti arasındaki fark tutar, ücretlinin asgari geçim indirimine ayrıca ilave edilecektir.

İlgili yılda geçerli asgari ücretin dönemsel olarak farklı tutarlarda belirlenmiş olması halinde, yeni asgari ücretin geçerli olduğu aylar için artışın uygulandığı ilk aydaki ücret üzerinden gelir vergisi tarifesinin ilk dilimindeki oran baz alınarak hesaplanan net ücret dikkate alınacaktır.

Bu uygulama açısından net ücret, yasal kesintiler sonrası ücret tutarına asgarî geçim indiriminin ilavesi sonucu oluşan ücreti ifade etmektedir.

Bu hüküm de Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

d. Evlerde kurulan yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri (Tasarı Md. 3)

Gelir Vergisi Kanunu’nun “Vergiden muaf esnaf” başlıklı 9. maddesine bir bent eklenmesi öngörülmektedir. Buna göre sahibi oldukları veya kiraladıkları meskenlerde (eklentileri dahil) kurdukları çatı ve cephe uygulamalı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinden ürettikleri elektrik enerjisini son kaynak tedarik şirketlerine satanlar gelir vergisinden muaf esnaf kapsamına alınmaktadır.

Bu muafiyetten yararlanabilmek için yukarıdaki kapsamda kurulacak olan tesisin Elektrik Piyasası Kanunu’nun 14. maddesi hükümlerine göre lisanssız yürütülebilecek faaliyetler kapsamında kurulan elektrik üretim tesisi olması ve kurulu gücünün azami 10 kW (10 kW dahil) olması gerekmektedir.

Bu kişilerin; belge düzenleme, defter tutma, beyanname verme yükümlüğü olmayacaktır. Bu nedenle son kaynak tedarik şirketi, satış yapan kişiye gider pusulası düzenlemek suretiyle satışı belgelendirecektir.

Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

2. Vergi Usul Kanunu

a. Emtia imha işlemleri süreklilik arz eden mükellefler için değerleme yöntemi (Tasarı md. 10)

Vergi Usul Kanunu’nun “Kıymeti düşen mallar” başlıklı 278. maddesinden sonra gelmek üzere, imha edilmesi gereken malların değerlemesine yönelik yeni düzenlemeler içeren 278/A maddesinin eklenmesi öngörülmektedir.

Buna göre, bozulma, çürüme veya son kullanma tarihi geçmesi nedeniyle emtia imha işlemleri süreklilik arz eden mükellefler, takdir komisyonu kararına gerek olmaksızın Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve tayin olunacak imha oranına göre değerleme yapabileceklerdir.

Bu hükümden yararlanabilmek için Maliye Bakanlığı’na başvuru yapılması gerekmektedir. Başvuru üzerine Maliye Bakanlığı mükellefin; geçmiş yıllardaki işlemleri, fiili üretimi, satış ve imha süreçleri ile sektördeki diğer mükelleflerin durumunu değerlendirecektir.

Maliye Bakanlığıyla karşılıklı anlaşma sonucu Bakanlık tarafından belirlenen imha oranını aşmamak kaydıyla imha edilen emtianın emsal bedeli 0 (sıfır) kabul edilecektir.

Bu hüküm Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

b. Yurt dışından getirilerek sermaye olarak konulan yabancı paralarda değerleme (Tasarı md. 11)

Vergi Usul Kanunu’nun “Yabancı paralar” başlıklı 280. maddesinden sonra gelmek üzere, yurt dışından getirilerek sermaye olarak konulan yabancı paraların değerlemesine yönelik yeni düzenlemeler içeren 280/A maddesinin eklenmesi öngörülmektedir.

Buna göre, yatırım teşvik belgesi kapsamında yatırım yapacak olan tam mükellef sermaye şirketlerine, işe başladıkları hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar yurt dışından getirilerek sermaye olarak konulan yabancı paraların, söz konusu dönem zarfında, yatırım teşvik belgesi kapsamında sarf olunan kısmı nedeniyle oluşan kur farkları, pasifte özel bir fon hesabına alınabilecektir. Bu durumda olumlu kur farkları bu hesabın alacağına, olumsuz kur farkları ise bu hesabın borcuna kaydedilecektir.

Sermaye olarak konulan bu yabancı paraların, işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar herhangi bir suretle sarf edilmeyen kısmı; bu hesap dönemlerine ait vergilendirme dönemlerinin sonuna kadar mukayyet (kayıtlı) değeriyle, işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap döneminin sonu itibarıyla VUK’un 280. maddesine göre değerlenecektir.

Sarf edilen yabancı para nedeniyle oluşan fon hesabının sermayeye ilave edilmesi dışında, herhangi bir suretle başka hesaplara nakledilmesi, işletmeden çekilmesi yahut şirketin tasfiyesi (KVK’ya göre yapılan devir ve bölünme işlemleri haricinde) hallerinde, bu tutarlar, işlemlerin gerçekleştirildiği dönem kazancı ile ilişkilendirilmeksizin ilgili dönemde vergiye tabi tutulacaktır.

Mükelleflerin, bu madde hükmünden yararlanabilmeleri için ticaret siciline tescil tarihini izleyen üçüncü ayın sonuna kadar yatırım teşvik belgesi almak için başvuruda bulunmuş ve işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonuna kadar bu belgeyi almış olması gerekir. Söz konusu yabancı paralar; başvurunun süresi içinde yapılmaması halinde müteakip ilk vergilendirme döneminden, yatırım teşvik belgesinin alınamaması halinde ise işe başlanılan hesap dönemini takip eden hesap dönemi sonu itibarıyla VUK’un 280. maddesine göre değerlenir.

Yukarıdaki düzenleme Kanun’un yayımı tarihinden sonra tescil edilen sermaye şirketlerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

c. Yeni alınan bazı makine ve teçhizatta amortisman uygulaması (Tasarı md. 16)

Vergi Usul Kanunu’na eklenmesi planlanan geçici madde ile yeni alınan bazı makine ve teçhizat için faydalı ömür sürelerinin yarıya indirilmesi konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir.

Bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten sonra;

- 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz mükelleflerce münhasıran imalat sanayiinde veya

- 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun ve 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamında faaliyette bulunan mükelleflerce münhasıran Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde,

kullanılmak üzere, 2019 takvim yılı sonuna kadar iktisap edilen yeni makina ve teçhizat ile aynı tarihe kadar yatırım teşvik belgesi kapsamında iktisap edilen makina ve teçhizat için uygulanacak amortisman oran ve süreleri, Maliye Bakanlığınca, faydalı ömür sürelerinin yarısı dikkate alınmak suretiyle hesaplanabilir.

Bu şekilde yapılacak hesaplamada faydalı ömür süresinin küsuratlı çıkması halinde, çıkan rakam bir üst tam sayıya tamamlanmak suretiyle ilgili kıymetlere uygulanacak amortisman oran ve süreleri belirlenir. Bu şekilde belirlenen oran ve süreler izleyen yıllarda değiştirilemez.

İmalat sanayiinde kullanılmak üzere iktisap edilen ve madde hükmünden yararlanılabilecek makina ve teçhizatın tespitine Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Söz konusu düzenleme Kanun’un yayımını izleyen ikinci aybaşında yürürlüğe girecektir.

d. Uzlaşma ve ceza hükümlerinde değişiklikler (Tasarı md. 12, 13, 14 ve 15)

i. Elektronik olarak düzenlenmesi gereken belgelerde ceza uygulaması (Tasarı md. 12)

Elektronik olarak düzenlenmesi gereken; fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi fiilleri Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinde tanımlanan özel usulsüzlük cezası kapsamına alınmaktadır. Söz konusu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken kâğıt olarak düzenlenmesi (zorunlu haller hariç) ya da hiç düzenlenmemiş sayılması (VUK md. 227 ve 231) durumunda da özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Tasarı’da bu fiillerin cezası, 2018 yılında kağıt belgeler için geçerli olan ceza tutarları olarak yer almaktadır. Buna göre söz konusu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için 240 TL’den aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının % 10’u olarak kesilecektir. Aynı şekilde elektronik olarak düzenlenmesi gereken; perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihaz fişi, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesinin düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının … tespit edilmesi fiilleri de VUK’un 353. maddesinde tanımlanan özel usulsüzlük cezası kapsamına alınmaktadır. Söz konusu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken kâğıt olarak düzenlenmesi veya hiç düzenlenmemiş sayılması (VUK md. 227) durumunda da özel usulsüzlük cezası kesilecektir.

Bu fiillerin cezası da 2018 yılında kağıt belgeler için geçerli olan tutarlar olup, her bir belge için 240 TL’dir.

Düzenlemeler yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

ii. E-tebligat zorunluluğuna uymayanlara kesilecek cezalar (Tasarı md. 13)

Tasarı’da, elektronik tebligat sistemi ile getirilen yükümlülüklere uymayanlar için kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezaları; birinci sınıf tüccarlar ve serbest meslek erbabı için 1.000 TL, ikinci sınıf tüccarlar ve basit usul için 500 TL, bunlar dışında kalanlar içinse 250 TL olarak belirlenmiştir.

Bu hüküm Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

iii. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının uzlaşma kapsamında çıkarılması (Tasarı md. 15)

Vergi Usul Kanunu’nun “Tarhiyat öncesi uzlaşma” başlıklı ek 11. maddesi uyarınca, vergi incelemesine dayanılarak tarh edilecek vergilerle kesilecek cezalar (kaçakçılık fiilleri nedeniyle tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar hariç) için tarhiyat öncesi uzlaşma yoluna gidilebilmektedir: Maddede kesilecek cezalar dendiği için usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları da tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamına girmektedir.

Tasarı’da söz konusu maddede yer alan “vergilerle kesilecek cezalarda” ibaresinin “vergiler ile bunlara ilişkin kesilecek vergi ziyaı cezalarında” şeklinde değiştirilesi öngörülmektedir. Zaten tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamına girmeyen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları, bu değişiklikle tarhiyat öncesi uzlaşma kapsamından da çıkarılmaktadır.

Bu hüküm, Kanun’un yayım tarihinden önce tarhiyat öncesi uzlaşma talep edilenler hariç olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

iv. Vergi indiriminde oran değişikliği (Tasarı md. 14)

Vergi Usul Kanunu’nun “Vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında indirme” başlıklı 376. maddesinde kısaca; 30 günlük süre içerisinde başvurularak, vadesinde ödenmek şartıyla, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının üçte birinin indirileceğine ilişkin düzenleme yer almaktadır.

Tasarı ile uzlaşma kapsamından çıkarılmış olan söz konusu cezalar için uygulanan indirim oranının üçte birden yüzde 50’ye çıkarılması öngörülmektedir.

Düzenleme Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

e. Tasfiye öncesi ve tasfiye döneminde vergi tarhiyatı ve ceza kesme işleminin yapılacağı kişiler (Tasarı md. 67 (Komisyonda kabul edilen metinde 76) ve 9)

Tasarı’nın 67. (Komisyonda kabul edilen metinde 76.) maddesiyle; Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Tasfiye” başlıklı 17. maddesinin 9. fıkrasında yer alan ve tasfiye durumunda vergilerin kimin adına tarh edileceğini, cezaların kimin adına kesileceğini belirleyen düzenleme yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu hüküm Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesine eklenmiştir.

Tasarı’nın 9. maddesiyle VUK’a eklenen söz konusu fıkra uyarınca; tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar. Şu kadar ki bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğu, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır.

Tasarı’nın aynı maddesiyle VUK’un 10. maddesine eklenen yeni bir fıkra ile de yukarıdaki fıkra kapsamına girmeyen “adi ortaklıklar gibi tüzel kişiliği olmayan” veya “vakıf, dernek ve üniversiteler gibi tüzel kişiliği olan teşekküllerin” sona ermesi durumunda, sona erme tarihinden önceki dönemlere ilişkin vergi ve cezaların kimin adına kesileceğine dair düzenleme yapılmaktadır.

Buna göre yukarıdaki fıkra kapsamına girmeyen tüzel kişilerin tüzel kişiliklerinin veya tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin sona ermesi halinde, sona erme tarihinden önceki dönemlere ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tüzel kişiliği olanların kanuni temsilcilerinden, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler (adi ortaklıklarda ortaklardan herhangi biri) ve varsa bunların temsilcilerinden herhangi biri adına yapılacaktır.

Bu hükümler Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

3. Katma Değer Vergisi Kanunu

a. Yeni bazı makine ve teçhizat teslimlerinde KDV istisnası (Tasarı md. 31)

Katma Değer Vergisi (KDV) Kanunu’na eklenmesi planlanan geçici madde ile aşağıda belirtilen makine ve teçhizat teslimlerine KDV istisnası getirilmesi öngörülmektedir. Buna göre;

- 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanunu’na göre sanayi sicil belgesini haiz KDV mükelleflerine münhasıran imalat sanayiinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimleri ile

- 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu kapsamındaki teknoloji geliştirme bölgesi ile ihtisas teknoloji geliştirme bölgesinde, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki Ar-Ge ve tasarım merkezlerinde, 6550 sayılı Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun kapsamındaki araştırma laboratuvarlarında Ar-Ge, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde bulunanlara, münhasıran bu faaliyetlerinde kullanılmak üzere yapılan yeni makina ve teçhizat teslimleri,

31 Aralık 2019 tarihine kadar katma değer vergisinden müstesna olacaktır.

Düzenleme tam istisna niteliğindedir. İstisna kapsamında teslimde bulunan mükellefler bu işlemleriyle ilgili yüklenip indirim yoluyla gideremediği vergileri iade talep edebileceklerdir.

İstisna kapsamında teslim edilen makina ve teçhizatın, teslim tarihini takip eden takvim yılı başından itibaren üç yıl içinde; imalat sanayinde, Ar-Ge faaliyetlerinde, yenilik ve tasarım faaliyetlerinde kullanılmadığının veya bu faaliyetler dışında kullanıldığının veya elden çıkarıldığının tespiti halinde zamanında alınamayan vergi alıcıdan vergi ziyaı cezası uygulanmak suretiyle gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

İmalat sanayiinde kullanılmak üzere istisna kapsamında teslim edilecek makina ve teçhizatı belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Bu hüküm Kanun’un yayımını izleyen ikinci aybaşında yürürlüğe girecektir.

b. Organize sanayi bölgelerinde yapılacak inşa işlerinde KDV istisnası (Tasarı md. 29)

Tasarı’nın 29. maddesiyle, KDV Kanunu’nun 13. maddesinin birinci fıkrasına (j) bendinin eklenmesi öngörülmektedir. Buna göre organize sanayi bölgeleri ile küçük sanayi sitelerinin su, kanalizasyon, arıtma, doğalgaz, elektrik, haberleşme tesisleri ile yol yapımına ve küçük sanayi sitelerindeki işyerlerinin inşasına ilişkin, bunlara veya bunlar tarafından oluşturulan iktisadi işletmelere yapılan mal teslimleri ile hizmet ifaları KDV’den istisna olacaktır.

Düzenleme tam istisna niteliğindedir. İstisna kapsamında işlem yapan mükellefler bu işlemle ilgili yüklenim yoluyla gideremedikleri vergileri iade talep edebileceklerdir.

Söz konusu istisna hükmü Kanun’un yayımını izleyen aybaşında yürürlüğe girecektir.

c. Okul kantinlerinin kirama işlemlerinde KDV istisnası (Tasarı md. 30)

Tasarı’nın 30. maddesiyle, KDV Kanunu’nun 17. maddesinin (4) numaralı fıkrasının (d) bendine, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda kantin olarak belirlenen alanların okul aile birlikleri tarafından kiraya verme işlemlerinin KDV’den istisna olduğuna dair hükmün eklenmesi öngörülmektedir.

Bu hüküm Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

4. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun

Tasarı’nın 2. maddesiyle 6183 sayılı Kanun’un “Paraya çevirme” başlıklı 74. maddesinden sonra gelmek üzere 74/A maddesinin eklenmesi öngörülmektedir. Bu maddede Maliye Bakanlığı’na bağlı tahsil dairelerince haczedilen mal üzerindeki hacizlerin aşağıdaki şartlarla kaldırılacağı hükmü yer almaktadır:

1. Haczedilen malın, haciz varakasına istinaden haczedilmiş olan menkul veya gayrimenkul olması,

2. Haczedilen mala biçilen değer ile %10 fazlasının, ilk sırada haciz tatbik eden tahsil dairesine ödenmesi (Şu kadar ki, madde kapsamında ödenecek tutar, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine olan ödeme zamanı gelmiş, tecil edilmiş veya muacceliyet kesbetmiş borçların toplamından fazla olamaz.).

3. Haczedilen mala ilişkin takip masraflarının ayrıca ödenmesi.

4. Hacze karşı dava açılmaması veya açılmış davalardan vazgeçilmesi.

Bu madde kapsamında haczin kaldırılması halinde aynı mala, haczin kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay müddetle Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince, Kanun’un ihtiyati haczi düzenleyen 13. maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla haciz tatbik edilemeyecektir.

Söz konusu hüküm, Kanun’un yayımını izleyen aybaşında yürürlüğe girecektir.

5. Özel Tüketim Vergisi Kanunu

Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu’na ekli listeler kapsamına giren mallar, Türk Gümrük Tarife Cetveli’nde (TGTC) yer alan Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon (GTİP) numaraları itibarıyla tespit edilmiştir. ÖTV Kanunu’na ekli listelerde kapsamlı en son güncelleme 2011 yılında yapılmış olup, günümüze kadar, TGTC’de çok sayıda değişiklik olmasına rağmen, ÖTV Kanunu’nda GTİP uyumlaştırmaları yapılmamıştır.

Tasarı’yla, belirsizliklerin giderilmesi ve ihtilafların ortadan kaldırılması amacıyla; ÖTV Kanunu’na ekli listeler kapsamına giren malların GTİP numaraları, TGTC’de yapılan değişikliklere göre güncellenmektedir.

Ayrıca Kanun’da GTİP numaralarına yapılan atıfların güncellemeye koşut yeniden düzenlenmesi, akaryakıt olarak kullanılabilen bazı ürünlerin ÖTV kapsamına alınması da Tasarı’da öngörülmektedir.

Diğer taraftan Tasarı’nın 54. (Komisyonda kabul edilen metinde 59.) maddesiyle; ihraç kayıtlı teslimlerde, ihracatın mücbir sebeplerle gerçekleştirilememesi halinde, KDV Kanunu’nda yer alan düzenlemede olduğu gibi, Maliye Bakanlığınca veya Bakanlığın uygun görmesi durumunda vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebileceğine ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Yukarıdaki düzenlemeler Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

Tasarı’nın 55. (Komisyonda kabul edilen metinde 60.) maddesiyle ÖTV Kanunu’na eklenmesi öngörülen 9/A maddesinde ise ÖTV Kanunu’na ekli (II) sayılı listedeki taşıtların imalinde kullanılan (IV) sayılı listedeki radyo, hoparlör, monitör gibi malların alış faturaları ve benzeri belgeler üzerinde gösterilen ve beyan edilen özel tüketim vergisinin (II) sayılı listedeki malların imalatçısına iade edileceğine ilişkin düzenleme yer almaktadır. İadenin usul ve esasları Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecektir.

Bu hüküm, Kanun’un yayımını izleyen aybaşında yürürlüğe girecektir.

6. Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu

Tasarı’nın 17. maddesiyle, Karayolları Trafik Kanunu’nda yer alan minibüs ve otobüs tanımlarına uyum sağlamak için Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinde düzenleme yapılmaktadır. Ayrıca aynı maddeye motorlu taşıtlarla ilgili olarak motor gücü tanımı da eklenmektedir. Buna göre motor gücü; taşıtların elektrik motorlarını imal eden fabrikalarca uluslararası normlara göre tespit edilen ve kilovat (kW) olarak ifade olunan azami güçtür.

Tasarı’da ayrıca, elektrik motorlu otomobil, kaptıkaçtı, arazi taşıtları ve benzerleri ile panelvanların ve motosikletlerin, diğer taşıtlar için yaşı itibarıyla uygulanmakta olan motorlu taşıtlar vergisi tutarlarının % 25’i oranında vergilendirilmesi öngörülmektedir.

MTV ile ilgili düzenlemelerin tamamı 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girecektir.

7. Harçlar Kanunu

Tasarı’nın 22. maddesiyle; dava konusu edilmiş uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözümlenmesinde, karar ve ilam harçları konusunda yaşanan tereddütlerin giderilmesi amacıyla Kanun’a bağlı (I) sayılı tarifeye yeni bir bent eklenmektedir.

Buna göre açılmış davalarda uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi halinde, arabuluculuk son tutanağına dayalı olarak verilen kararlardan 35,90 TL tutarında harç alınacaktır.

Bu hüküm, Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

8. Kurumlar Vergisi Kanunu

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (ö) bendi uyarınca; tüm giderlerinin kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumlar tarafından karşılanması ve söz konusu giderlerin Türkiye'de tam veya dar mükellefiyete tabi herhangi bir kurumun hesaplarına intikal ettirilmemesi veya kârından ayrılmaması kaydıyla, Ekonomi Bakanlığından alınan izne istinaden kurulan bölgesel yönetim merkezleri kurumlar vergisinden muaf kurumlar arasında yer almaktadır. Söz konusu muafiyet hükmü 2016 yılında 6728 sayılı Kanun’la getirilmişti.

Komisyonda kabul edilen metnin 76. maddesiyle (Tasarı’da bu hüküm bulunmamaktadır) söz konusu bendin yürürlükten kaldırılması öngörülmektedir.

Yukarıdaki düzenleme 1 Ocak 2019 tarihinde (1 Ocak 2019 tarihi itibarıyla kurulu bölgesel yönetim merkezleri için 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere) yürürlüğe girecektir.

 

Saygılarımızla.
Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.
Erdal Çalıkoğlu

 

 

 

Yukarıda yer verilen açıklamalarımız, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir. EY ve/veya Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.’ye, işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.

 Baskıya yolla

Dosyayı İndir

Başa Dön

İletişim:

M. Fatih Köprü
fatih.kopru@tr.ey.com
(212) 408 51 79