Özelge vergiciliği dönemi

Ender İnelli | 07/11/2018 | (Tüm Yazılar)

Bilindiği üzere, 6009 sayılı Kanun ile vergi incelemesi sürecinin tüm evrelerinde önemli değişiklik ve yeniliklere imza atıldı. Şüphesiz bu değişikliklerin her biri müstakilen çok önemli. Türk vergi hukukunda bir köşe taşı konumunda olan söz konusu kanunun getirdiği en önemli değişimlerden biri de; rapor değerlendirme komisyonlarının yasal düzlemde oluşturulması ve bu komisyonların çalışmalarında ve değerlendirmelerinde dikkate alacakları düzenlemelerin kapsamına özelgelerin de alınması oldu.

Daha önceki dönemlerde özellikle inceleme elemanları tarafından çok da kale alınmayan özelgeler, yapılan bu değişiklikler ile son derece büyük önem taşır hale geldi. Gelir İdaresi Başkanlığının özelge havuzunda yer alan bir özelgenin, aynı durumda olan tüm mükellefler için hukuki koruma sağlar hale gelmesi de özelgelerin önemini ve gücünü perçinleyen bir diğer faktör oldu.

Özelge ne demek?

Mükellef veya vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından, kendilerince açık olmayan ve tereddüt ettikleri konular hakkında yazılı olarak açıklama talebinde bulunmaları üzerine, yetkili makamlarca kendilerine verilen yazılı görüşe özelge (mukteza) adı verilmekte.

Özelge müessesesi ile amaçlanan; mükelleflerin idarenin görüşü doğrultusunda hareket etmelerinin sağlanması ve bu yolla uygulamada karşılaşılacak sorunların baştan çözüme kavuşturulması.

Özelge nereden istenir?

Özelgelerin, mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından sürekli mükellefiyetlerinin bulunduğu vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklardan talep edilmesi gerekmekte. Özelge talepleri, Gelir İdaresi Başkanlığının internet sitesinde bir örneği yer alan "Özelge Talep Formu" kullanılmak suretiyle yapılabiliyor. Özelge almak ücretli değil.

Özelge almanın avantajı ne?

İnceleme elemanları tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, işleme konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, rapor değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendiriliyor. Vergi inceleme raporunda, özelgede yer alan görüş aksine bir tenkit varsa rapor olumsuz değerlendirmeye konu ediliyor; bir diğer deyişle işleme konulmuyor.

Rapor değerlendirme komisyonları, yaptıkları değerlendirme sırasında verilmiş bir özelgenin hatalı olduğu kanaatine varırlarsa, söz konusu özelgeyi, üyeleri Bakan tarafından belirlenen beş kişilik özel komisyona gönderiyorlar. Komisyon, üyelerin tamamının hazır bulunması ile toplanıyor ve oy çokluğuyla en geç 30 gün içinde karar alıyor. Komisyonca verilen kararlar kesinlik arz ediyor.

Bu özel komisyon tarafından, bir özelgenin hatalı olduğu sonucuna varılırsa, söz konusu özelge, komisyon kararı dikkate alınarak değiştiriliyor. Bu durumda (yani özelgenin hatalı olması durumu söz konusu ise) mükelleften ödenmesi gereken vergi aranıyor; ancak, vergi cezası kesilmiyor ve gecikme faizi hesaplanmıyor. 

Başkasının aldığı özelge de sizi korur!

425 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca; rapor değerlendirme komisyonları vergi inceleme raporlarını özelgelere uygunluk yönünden değerlendirirken eleştiri konusu yapılan hususla ilgili olan ve Gelir İdaresi Başkanlığınca verilmiş özelgeleri dikkate alıyor; ancak bunu yaparken, adına rapor düzenlenen mükellefe verilmiş özelge ile sınırlı kalmıyor.

Aynı konuda birden çok ve farklı yönde özelge varsa, rapor değerlendirme komisyonunun dikkate alacağı özelgenin ilgili konuda Gelir İdaresi Başkanlığınca verilmiş en güncel özelge olması gerekiyor.

Hangi özelgeler?

63 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Sirkülerine göre; rapor değerlendirme komisyonları tarafından 213 sayılı Kanunun 413’ üncü maddesinin üçüncü fıkrasında hüküm altına alınan komisyon marifetiyle oluşturulan özelgeler dikkate alınıyor.

Ayrıca, söz konusu komisyon tarafından oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta sirküler veya özelgelere uygun olarak Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı tarafından doğrudan verilen özelgeler de bu kapsamda değerlendiriliyor.

Özelgeye uymak zorunlu mu?

İdare tarafından verilen özelgeye uymak mecburi değil. Yani durumunuza uygulanması gereken düzenlemeleri farklı mütalaa ediyorsanız, verilen özelgeye muhalif kalarak hareket etmeniz mümkün. Ancak unutulmaması gereken nokta şu; eğer vergi incelemesine alınırsınız, söz konusu aykırı davranışın eleştiri konusu yaplması çok ama çok yüksek ihtimal.

Özelge vergiciliği dönemi  

Şüphesiz özelge uygulaması, bir yandan mükelleflere önemli ölçüde hukuki koruma sağlarken bir yandan da vergi uygulamalarının vergi kanunlarına uygun doğrultuda yerleşmesi noktasında ölçülemez katkılar sağlıyor. Ancak özelgelerin artan önemi bazı komplikasyonları da beraberinde getirmiş durumda.

Bunlardan belki de en önemlisi, vergi hukuku ve uygulamaları ile ilgili tartışmaların ve değerlendirmelerin özelgeler düzlemine sıkışması ve kısır bir döngüye girmesi. Bir diğer deyişle özelge olan bir konuda farklı görüş ve değerlendirme yapmanın pratik değeri gün geçtikçe azalıyor ve bu durum vergi yazınının niteliğine ve zenginliğine büyük zarar veriyor.

İkinci olarak, özelgelerin artan gücünden kuvvet alan idare, kimi zaman tebliğ hatta yasa ile yapılması gereken bir değişiklik ya da yeniliği özelgelere konu etmek sureti ile mükellefler ile paylaşıyor. Özellikle yasal anlamda belirliliğin bulunmadığı durum ve konularda boşlukların özelgeler ile doldurulması, verginin yasallığı ilkesine aykırılık oluşturabilecek sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebiliyor.

Son olarak, özelgelerin artan önemi ve idare tarafından mükellefler ile internet üzerinden paylaşılması; üstelik paylaşılan bu özelgelerin sadece muhatabı değil aynı durumda olan tüm kişi ve kurumlar için etkili sonuç doğurması, özelgelerde gitgide daha katı ve hazineci yorumların ağırlık kazanmasına sebebiyet veriyor. Bu durum da, olumsuz yanıt alınacağı mülahazası ile mükellefler tarafından özelge talep edilmesi yönündeki istemi gün geçtikçe azaltıyor.      

 

Bu makalede yer alan açıklamalar, yazarının konu hakkındaki kişisel görüşünü yansıtmaktadır. Makaledeki bilgi ve açıklamalardan dolayı EY ve/veya Kuzey YMM ve Bağımsız Denetim A.Ş.’ye sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.