Page 12 - VGHaziran_2016
P. 12

2. Mülkiyet hakkı                                                 “Mülkiyet” kavramının içeriğinin açıklanmasında Anayasa
                                                                  Mahkemesi sıkça, AİHM’in Kopecky/Slovakya (B. No:
2.1. Mülkiyet hakkına kısa bir bakış                              44/912/98, 28/9/2004, § 45-52), Saghinadze ve Diğerleri/
                                                                  Gürcistan (B. No: 18768/05, 27/5/2010, § 103), Burdov/
AİHS Protokol No.1 madde 1 (“P1-1”) mülkiyet hakkını              Rusya (B. No: 59498/00, 7/5/2002, § 28) Moskal/Polonya
düzenlemektedir. “Mülkiyetin Korunması” kenar başlıklı            (B. No: 10373/05, 15/9/2009, § 45) kararlarına atıf
maddede;                                                          yapmıştır.

“Her gerçek veya tüzel kişi mallarını barışçıl bir şekilde        Bahsi geçen kararlarda mülkiyet hakkının konusu oldukça
kullanma hakkına sahiptir. Hiç kimse, kamu yararına ve yasa       geniş yorumlanmış, belli bir “mülk” tanımı yapılmamıştır.
ve uluslararası hukukun genel ilkelerinin koşullarına tabi        Ancak P1-1 kapsamında bir mülkten bahsedebilmek için,
olmadıkça mallarından yoksun bırakılmayacaktır.                   başvuranın ekonomik bir değeri olan menfaatini ispat
Ancak yukarıdaki hükümler, bir devletin genel yarar uyarınca      etmesi gerekmektedir. Başvuranın değeri tam olarak belli
mülkiyet kullanımını kontrol etmek ya da vergilerin ya da         olmasa bile “gerçek” ekonomik bir menfaatinin bulunduğunu
diğer katkılar ya da cezaların ödenmesini sağlamak için           ispat etmesi gerekmektedir. Ayrıca Mahkeme, “taşınır ve
gerekli gördüğü yasaları uygulama yetkisine hiçbir şekilde        taşınmaz mülkiyetini”, “patent” gibi fikri mülkiyet haklarını ve
halel getirmeyecektir.” denmiştir.                                alacakları mülkiyet hakkı içerisinde değerlendirmektedir.

Mülkiyet hakkına ilişkin olarak Anayasa'nın 35. maddesindeki      2.2. Mülkiyet hakkının sınırlandırılması
düzenlenme ise şu şekildedir:
                                                                  Vergi, kural olarak mülkiyet hakkına bir müdahaledir. Zira
“Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar,         kişi, ödemekle yükümlü olduğu miktar kadar paradan
ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet      yoksun kalmaktadır. Son zamanlarda sıkça ihlal iddiasına
hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”             konu olan mülkiyet hakkı, kamusal yetkileri kullanan
                                                                  kamu makamlarının müdahalesine açıktır ve dolayısıyla
Her iki düzenlemede de kesin bir “mülkiyet hakkı” tanımı          sınırlanabilir bir karakterdedir. Bununla birlikte mülkiyet
yapılmamıştır. Bu kavramın içi içtihatlarla doldurulmuştur.       hakkının sınırlanmasının tabi olacağı bazı ilke ve kurallar
                                                                  bulunmaktadır. Kamusal makamlar, tıpkı diğer haklar gibi,
Anayasa Mahkemesi kararlarında, mülkiyet hakkına ilişkin          mülkiyet hakkını keyfi olarak sınırlayamazlar.8
ihlal iddiasının ileri sürülebilmesi için mülkiyet konusu “sahip
olunan bir mülke” ihlal sonucunu doğuracak bir müdahalenin        Anayasa'nın 35. maddesinde bir temel hak olarak güvence
bulunması gerektiğini belirtmiştir5. Burada bahsedilen            altına alınmış olan mülkiyet hakkı kişiye başkasının hakkına
mülkiyet hakkı kapsamında sahip olunan şey, “mevcut bir           zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara
şey” olabileceği gibi, “mal varlığına ilişkin değerler” de        uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma,
olabilir.                                                         semerelerinden yararlanma ve tasarruf etme olanağı veren
                                                                  bir haktır. Anayasa'ya göre bu hakka ancak kamu yararı
AİHM, sözleşmede açık bir tanım verilmemesine karşın,             nedeniyle ve kanunla sınırlama getirilebilir. Anayasa'nın 35.
mülkiyet hakkının içeriğini çok geniş yorumlamıştır.              maddesinde mülkiyet hakkının mutlak bir hak olmadığı ve
Temelleri Roma Hukuku’na kadar uzanan geleneksel                  kamu yararı amacıyla sınırlandırılabileceği belirtilmiştir.9
taşınır ve taşınmaz mülkiyet tanımlarını aşarak, ekonomik
içeriği, parasal değeri olabilen hemen her konuyu mülkiyet        AİHS 1 No’lu Protokol’de de bireylerin mülkiyetlerinden
hakkının kapsamı içerisinde değerlendirme eğiliminde              barışçıl bir biçimde yararlanma hakkı iki istisnaya tabii
olmuştur. Fiziki mallar dışındaki diğer haklar ve menfaatler      tutulmuştur. Buna göre kamu yararı temelinde uluslararası
de mal varlığı oluşturabilir ve mülk olarak kabul edilebilir.6    hukukun genel ilkeleri ile hukukun aradığı koşullar
Buna göre alacak hakları da mülkiyet hakkı kapsamında             çerçevesinde birey malından yoksun bırakılabilir ve mülkiyetin
değerlendirilebilecektir.7 Asıl alacağa bağlı feri bir hak        denetim altına alınması, ikinci olarak vergilerin ödenmesini
olan faiz alacağı da hak sahibine maddi bir menfaat               sağlamak amacıyla mülkiyet hakkına müdahale edilebilir.
sağlaması sebebiyle ekonomik bir değer olarak Anayasa ve
Sözleşme’nin mülkiyet hakkına ilişkin ortak koruma alanı          Hem Sözleşme, hem de Anayasa mülkiyet hakkının kamu
içerisinde yer almaktadır.                                        yararı amacıyla sınırlanabilmesine olarak tanımıştır. Her iki
                                                                  metinde de mülkiyet hakkının (kapsamı değişmekle birlikte)
                                                                  yasallık ilkesine riayetle sınırlandırılması öngörülmüştür.

5 B.No: 2013/5660
6 Yrd. Doç. Dr. Gülay Arslan Öncü, “Vergi Hukuku ve Yargılamasına Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Uygulanabilirliği: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Işığında Bir Analiz”,

   TAAD, Yıl:6, Sayı:20 (Ocak 2015)
7 Alacak haklarının mülkiyet hakkı kapsamında korunabilmesi için, ya bir mahkeme hükmü, hakem kararı, idari karar gibi bir işlemle “yeterli derecede icra edilebilir kılınmış olması” ya da en azından bunlarla 		
	 bağlantılı olarak “meşru bir beklenti”nin bulunması gerekmektedir. Meşru beklenti objektif temelden uzak bir beklenti olmayıp, bir kanun hükmü, yerleşik bir yargısal içtihat veya ayni menfaatle ilgili hukuki bir 	
	 işleme dayalı beklentidir. (B.No: 2013/1993, K.T: 6/5/2015) Meşru beklentiye ilişkin AİHM’in görüşü Kopecky/Slovakya kararında bir kez daha tekrarlanmıştır. Bu kararda AİHM’in, meşru beklentiyi mal varlığı 	
	 değeri olarak ele alıp, P1-1 güvencesinden yararlandırmak için, ya ilgili talebin yasak bir dayanağının olmasını ya da talep edilebilir bir mahkeme kararına dayanmasını aradığı söylenebilir.
8 Doç. Dr. Haydar Burak Gemalmaz,”Mali Güç Ölçütünü Dikkate Almayan Aşırı Vergi Mülkiyet Hakkı İhlalidir: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Macaristan’a Karşı 14 Mayıs 2013 Tarihinde Verdiği
	 N.K.M. Kararının İncelenmesi”, İstanbul Barosu Dergisi Sayfa:130 Cilt:88 Sayı:2 Yıl:2014
9 Mehmet Akdoğan ve Diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, § 28,32

12 Haziran 2016
   7   8   9   10   11   12   13   14   15   16   17