Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre dünya ticaretinin %60’ı çok uluslu şirketler tarafından gerçekleştirilmektedir. Söz konusu ticaret hacminin önemli bir kısmı da bu şirketlerin kendi grup şirketleri arasındadır.
Küreselleşme, ekonomik ve teknolojik gelişmeler, artan rekabet, uluslararası ticaretin önündeki engellerin kalkması ile birlikte çok uluslu şirketlerin uluslararası ticaretteki etkinliklerinin artması ve doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının artış göstermesi özellikle çok uluslu şirketlerin yönetim anlayışlarında ciddi değişikliklere yol açmış ve transfer fiyatlandırmasını vergilendirmenin en önemli ve güncel konusu haline getirmiştir. Mevcut küresel ekonomik yapıda, transfer fiyatlandırması manipülasyonları ile faaliyet gösterilen ülkelerin vergi tabanlarını kolaylıkla aşındırmak mümkündür.
Birden çok ülkede faaliyet gösteren çok uluslu şirketler konsolide karlarını artırma eğilimindedir. Yurtiçi işlemler sadece o ülkenin vergi gelirlerini ilgilendirirken, sınır ötesi mal veya hizmet transferlerinin fiyatlandırması birden fazla ülkenin vergi gelirini yakından ilgilendirmektedir. Ülkelerin vergi uygulamaları arasındaki farklılıklar ise uluslararası şirketler açısından hem bir tehdit hem de karlılığın artırılması yolunda önemli bir araç haline gelmiştir. Grup şirketleri, toplam vergi yükünü en aza indirmeye yönelirken, ilgili ülkelerin vergi idareleri ise vergi gelirlerini korumayı hatta artırmayı hedeflemektedirler.
Transfer fiyatlandırması, şirket gruplarının operasyonel performansın artırılması ve etkin vergi planlaması için uyguladıkları yöntemlerden bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna karşın vergi idareleri, transfer fiyatlandırması yoluyla ülkelerindeki vergi matrahının aşınmasını engellemek için çeşitli katı güvenlik mekanizmaları geliştirmektedirler. Bu ortamda transfer fiyatlandırması, uluslararası ticarette pay sahibi olan çok uluslu şirketler ve şirket grupları için dikkate alınması gereken konuların başında gelmektedir. Transfer fiyatlandırması stratejik yönetim kararlarının alınmasında başvurulan en önemli konulardan biridir.
Bu nedenle şirketler arası ticari işlemlerin ilgili ülkelerin iç mevzuatları dikkate alınarak bir ihtilaf yaratmayacak şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu husus ise ancak ilgili konularda vizyon ve tecrübe sahibi uzmanların görüşlerinin alınması ile mümkündür.