28 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen 5951 sayılı “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 5 Şubat 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Söz konusu Kanun ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun, 492 sayılı Harçlar Kanunu, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ve 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer bazı kanunlarda değişiklikler yapılmaktadır.
5951 Sayılı Kanun ile Harçlar Kanunu’nda yapılan değişiklikler hakkında 22 Ocak 2010 tarih ve 015 numaralı sirkülerimizde gerekli açıklamalar yapılmıştır. Resmi Gazete’de yayımlanan 5951 Sayılı Kanun ile sirkülerimize dayanak teşkil eden Plan ve Bütçe Komisyonu’nun 20 Ocak 2010 tarihili toplantısında kabul edilen metin arasında maktu harç tutarları açısından herhangi bir fark bulunmamaktadır. İlgili harç tutarları ve konuya ilişkin açıklamalarımıza 22 Ocak 2010 tarih ve 015 numaralı sirkülerimizden ulaşabilirsiniz.
Ancak Bankalar tarafından bu Kanun ile belirlenen maktu harç tutarları ile önceki mevzuat çerçevesinde 2010 yılına ilişkin olarak ödenmesi gereken harç tutarları arasındaki farklar ile banka şubelerine bu kanun ile getirilen harçların 2010 yılına ilişkin olarak ödenmesine ilişkin hükümlerin yer aldığı geçici 2. maddenin 1. fıkrasında değişiklik yapılmıştır. Tasarıda yer alan 2. fıkranın da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek 5 Şubat 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5951 Sayılı Kanun metninde yer almadığı görülmektedir.
5951 Sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi aşağıda dikkatinize sunulmaktadır.
“Geçici Madde 2- Bu Kanunun 3 üncü maddesi ile 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli (8) sayılı tarifenin “XI- Finansal faaliyet harçları” bölümünün (1) numaralı bendinde yapılan değişiklik 2010 yılında tahakkuk ettirilmiş harçlar için de uygulanır ve aradaki farka isabet eden harç tutarı bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tahakkuk ettirilmiş sayılarak bir ay içinde ödenir. Kanunun yayımı tarihi itibarıyla faaliyette bulunan tüm bankaların serbest bölgeler dışındaki şubelerine ait belgelere ilişkin yıllık harçlar 2010 yılı için bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla tahakkuk ettirilmiş sayılarak bir ay içinde ödenir.”
22 Ocak 2010 tarih ve 015 numaralı sirkülerimizde de yer verdiğimiz gibi bankalar tarafından her yıl Ocak ayında ödenmesi gereken harç tutarları 5951 Sayılı Kanun ile artırılmaktadır. Yukarıdaki geçici madde uyarınca yeni belirlenen harç tutarları 2010 yılı için de uygulanacaktır. Buna göre bankalar tarafından Ocak ayı itibariyle tahakkuk etmiş olan finansal faaliyet harçları ile 5951 Sayılı Kanun ile yeni belirlenen harç tutarları arasındaki fark, yukarıda yer verilen geçici 2. madde uyarınca Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle tahakkuk ettirilmiş sayılmakta ve 1 ay içerisinde ödenmesi gerekmektedir.
5951 Sayılı Kanun 5 Şubat 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığından, bankalar tarafından ödenmesi gereken fark harç tutarları 5 Şubat 2010 tarihi itibariyle tahakkuk etmiş sayılmakta ve 5 Mart 2010 tarihine kadar da ödenmesi gerekmektedir.
Aynı şekilde yukarıdaki hüküm uyarınca 5 Şubat 2010 tarihi itibariyle faaliyette bulunan tüm bankaların serbest bölgeler dışındaki şubelerine ait belgelere ilişkin yıllık harçlar da 2010 yılı için 5 Şubat 2010 tarihi itibarıyla tahakkuk ettirilmiş sayıldığından, 5 Mart 2010 tarihine kadar ödenmesi gerekmektedir.
Diğer taraftan 5951 Sayılı Kanunun yukarıda yer verilen geçici 2. maddesindeki hüküm uyarınca, bankaların serbest bölge şubelerinin 2010 yılı için harç yükümlülüğünün doğmayacağı kanaatindeyiz.
Saygılarımızla.
Kuzey Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.
İhsan Akar
Sirküler içeriği hakkında ek bilgi gerektiğinde (212) 368 55 09 numaralı telefondan
M. Fatih Köprü (fatih.kopru@tr.ey.com) ile temasa geçmenizi rica ederiz.
Yukarıda yer verilen açıklamalarımız, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir. Ernst & Young ve Kuzey YMM A.Ş.’ye, işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.