Skip to Content

100 Soruda

 

Serbest Bölgeler

Serbest bölgeler; siyasal olarak ülke sınırları içinde olmakla beraber gümrük hattı dışında sayılan, ülkede geçerli ticari, mali ve iktisadi alanlara ilişkin hukuki ve idari düzenlemelerin uygulanmadığı veya kısmen uygulandığı, sınai ve ticari faaliyetler için daha geniş teşviklerin tanındığı ve fiziki olarak ülkenin diğer kısımlarından ayrılan yerler olarak tanımlanabilmektedir.

Serbest bölgelerin kurulması için Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren girişimler yapılmış olmakla birlikte; ancak 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Kararları sonrasında ekonomide dışa açılma süreci ile birlikte 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ile 15.06.1985 tarihinden itibaren Türkiye'de ticaret ve sanayide daha geniş muafiyet ve teşvik unsurlarını uygulamayı amaçlayan serbest bölgeler kurulmaya başlanmıştır.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne adaylık süreci içerisinde serbest bölgeler konusu, Topluluk tarafından Türkiye için hazırlanan temel belgelerde bir eleştiri konusu olarak yer almış ve bu kapsamda özellikle son yıllarda serbest bölgeler mevzuatı ile ilgili kapsamlı değişikliklere gidilmiştir.

Bu kapsamda yapılan değişiklilerin en önemlisi, serbest bölgelerde vergi mevzuatına ilişkin hükümlerin uygulanmayacağına dair düzenlemenin, 06.02.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 5084 sayılı Kanun ile değiştirilmesi ve bir anlamda bölgelerdeki sınırsız vergi teşvikine bu Kanun ile son verilmesidir.

Benzer bir şekilde, Serbest Bölgeler Kanunu'nun 1. maddesinde "Türkiye'de ihracat için yatırım ve üretimi artırmak, yabancı sermaye ve teknoloji girişini hızlandırmak, ekonominin girdi ihtiyacını ucuz ve düzenli şekilde temin etmek, dış finansman ve ticaret imkânlarından daha fazla yararlanmak..." şeklinde ifade edilmiş olan serbest bölgelerin kuruluş amacı; 12.11.2008 tarih ve 5810 sayılı Kanun ile "ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek" şeklinde değiştirilmek suretiyle serbest bölgelerin ihracatı geliştirme fonksiyonu daha güçlü olarak vurgulanmaya başlanmış ve yine aynı Kanun'la serbest bölgelerde üretilen ürünlerin asgari % 85'ini yurtdışına ihraç eden mükelleflerin istihdam ettikleri personele ödedikleri ücretler gelir vergisinden istisna hale getirilmiştir.

Serbest bölgeler rejimi özel bir rejimdir ve gerek serbest bölgelerdeki faaliyetlerin genel düzenlemeler haricinde bazı özel düzenlemelere tabi oluşu, gerekse de konuya ilişkin mevzuatın zaman zaman farklı yorumlara yol açabilen yapısı nedeniyle, özellikle uygulamaya yönelik bazı tereddütler ve belirsizlikler yaşanabilmektedir.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde "100 Soruda Serbest Bölgeler" adlı çalışmamız, serbest bölgeler ile ilgili özet bir bilgi vermek, bölgelerdeki vergi uygulamaları, muafiyet ve teşvik unsurları hakkında yatırımcıları genel anlamda bilgilendirmek ve yatırımcıların konuyla ilgili muhtemel sorularına ışık tutabilmek amacıyla hazırlanmış olup, uygulayıcıların herhangi bir işlem tesis etmeden önce profesyonel müşavirlik desteği almalarında fayda görülmektedir.
Çalışmamızın konuyla ilgilenenlere yararlı olmasını dileriz.

Saygılarımızla.
Ernst & Young Türkiye

Not: "100 Soruda Serbest Bölgeler" konulu çalışmamız serbest bölgeler ve bölgede faaliyet gösteren mükellefler açısından vergi uygulamaları ile ilgili genel bir bilgi vermek amacıyla ve 8 Mart 2011 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuatın ilgili hükümleri dikkate alınarak Ernst & Young uzmanları tarafından hazırlanmıştır. Bu çalışmada yer alan bilgi ve açıklamalardan dolayı Ernst & Young ve/veya Kuzey Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş.'ye hiçbir suretle sorumluluk iddiasında bulunulamaz. İlgili mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konunun uzmanlarından profesyonel yardım alınmasını tavsiye ederiz.